ynı krizi Amerika Birleşik Devletleri, 1929'da da yaşamış ve atlatmış. Bunu da atlatabilir. Ancak Allah'ın cc gazabına da uğrayabilir; Irak ve Afganistan devletlerini yerle bir etmek için ve vatandaşlarına sorumsuzca işkenceler ettiği için...
Öyleyse ettiğini çeksin... Küresel kriz ne demektir? Nasıl gelişti? Büütn dünyaı etkiler mi? Türkiye ekonomisini etkileyebilir mi? Avrupa Birliği'ne etkisi ne olur?
Biraz bu konuları Müslamanca ardeleyelim. Yani Müslüman'ı ilgilendirdiği kadar...
Bugün için batıl, küresel krizdir. Hakk düzen de Allah'ın cc insanlık için parasal konularda koyduğu zekât düzenidir:
" Ve ekle: "Geçerli Hak düzen geldi; geçersiz düzen yok oldu. Geçersiz düzen zaten devlet olsa da can çekişme noktasındadır." Demek ki biz Kur'an düzeninden, müminler için rûhen sağaltıcı, rahmet ağı olan güçleri ardışık indiririz. Zalim kişiler ise bunalımlara sürüklenmenin ötesine asla geçemezler. Biz düşünen canlı insana özel yetiler verdiğimizde homurdanır ve yan bakar. Ama ona kötü güçler dokunduğunda iyice ümitsizliğe kapılır. De ki: "Herkes, alınyazısı karakter yapılarına göre sosyal etkinlik gösterir; Rabbiniz, kimlerin en mefküreci olduğunu yaradılış bilgisiyle en iyi bilendir." İsrâ' Sûresi: 81-84
Bu 5 âyet-i kerimede görüldüğü gibi, ilâhî zekat düzenini çağına göre güncelleyici ulema kurulları oluşturulamazsa batıl düzen egemen olur ve ABD düzen kurmada dünyayı avucunun içine alır. Müslümanları da kıvrandırır.
Batıl olan küresel krizin karşısında, ancak Müslüman ekonomist ulema kurulu egemen olabilir.
"Devlet olsa da çekişme noktasındadır" cümlesine iyi bakın; bugün bâtıl olan kapitalist rejim, tüm dünya devletlerinin, Müslüman ülkeler de içinde, anayasalarının ikinci maddesindeki faiz ekonomisi temel ilkesi olarak baş köşeyi kapmıştır. Çünkü Müslüman ülkelerinin içindeki ulemâ kesimi, birbirleriyle sıdık yarışına girdiğinden batıl olan Amerikan düzenini devletinin bankalarında egemen kılmıştır, ama böyle 40-50 yılda bir sıfırlanır ve yeniden başlar. Müsüman vatandaşalr da içinde ezilir gider.
"Kur'an düzeninden, müminler için rûhen sağaltıcı, rahmet ağı olan güçleri ardışık indiririz" cümlesine bakın... Ne kadar anlamlı... Müslümanca yaşamasını bilenleri tepesinde durmadan rahmet melekleri dolaşmakta ve gül çiçekleri kokusunda hoş rayihalar göndermekte ve Müslüman ülkelerde rejim bunalımı ve ekonomik kriz bulunmamaktadır. Ama Allah cc:
"Potansiyel suçlu ve saldırgan olmakta, dolayısıyla rüşvet, kara para vb kaçak malı hortumlamada yarış düzenlediklerini görürsün. O toplumsal etkinliklerin sonu ne kötü! Keşke Rabbani ve Ahbar, toplumlarının suçlara alışkın olarak yetişip yıkıma götüren kazancı yutmalarına engel olsalardı ya! Onların ve toplumlarının dine uydurdukları bu etkinlikler ne kötü!" Mâide Sûresi: 60-63. buyurmaktadır.
Bu âyet-i kerimedeki Rabbanî ve Ahbar kimdir; dersiniz? Bana göre elbetteki çağına göre kur'an mesajının emirlerini ve burada ekonomik ve malî Kur'an ahkamını güncelleyemeyen ulema kurullarıdır.
İslam ülkelerinde veya halkı Müslüman ülkelerdeki ulema kurulları kendilerini İslam'a mal edememektedirler. Kendilerini uluorta boşluğa bırakmaktadırlar ve kendilerini İslam dışı odaklar ve mahfiller kapmaktadırlar ve kendi özel televizyonlarında kobay olarak kullanmaktadırlar.
"Onların ve toplumlarının dine uydurdukları bu etkinlikler ne kötü!"
Şu cümleyi inceden gördünüz mü hiç! düzene ayak uyduran ve dininin temel ilkelerini ayaklar altına seren ulema kurulları, topulmlarını uyarmadıklarından bir suç da onlarınkilerden yüklenmektedirler. Kur'anı çağa göre güncellemediklerinden işlerine geldiği biçimde kavramlar uyduruyorlar. Yarısı İslam ve yarısı kapitalizm ve yarısı sosyalizm kokmaktadır. İsalm içinde maalesef bulunmamaktadır. Çünkü basın medyası kartelindeki ağa babalarının dinine ve hışmına uğramamak için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Bu nedenle Allah katında kötülenmek için: "Rabbânî-Ahbar" adını almaktadırlar. İşte "keşke" ile başlayan ayet bölümü bu hışmı ve serzenişi açık seçik dile getirmektedir.
Küresel kriz deyiminin batıl düzen oalarak Kur'an-ı kerimde nasıl dillendidirildiğini âyetlerden biraz daha irdeleyelim:
"Böylece Gerçek aynen yaşandı ve emekleri boşa çıktı. Sonuçta oradakiler yenik düştü ve küçük düşerek insan boyutuna çekildiler." A'raf: 118-119.
İslamî ekonomi düzenini yıkmak için büyücülerini toplayan ve büyü gösterileriyle kamuoyunu kendilerine çeken Fravun karşısında Hz Musâ'nın göz kamaştırıcı Asâ gösterileri; büyücüleri ve büyücülerin gösterilerinden olumlu etkilenen halkı heyecandan heyecana sürükleyince durum yüzseksen derece tersine döndü ve Hz Musa kazanmış oldu.
İşte bugün de büyücülerin dini üzerine çalışan yalancı ABD rejiminin mumu da küresel kriz biçiminde yerlere serilmiş bulunmaktadır.
"Allah da Gerçek düzeni kendi yaptırımları uyarınca, layık olduğu yere oturtmasını, derken düzen tanımazların moral güçlerinin kesilip, o organize suç elebaşıları istemese de, Gerçek düzenin toplumdaki yerini almasını ve geçersiz düzenin kendiliğinden yok olmasını arzu ediyor." Enfal Sûresi: 7-8
Burada da görüldüğü gibi, küresel krizi başlarına bela ederek Allah cc; ilahî düzeni tanımazlıktan gelen Amerika şahinlerinin moral güçlerini sıfırlamakta ve kendisini yetiştirmekte olan çağdaş güncelleyici ulema kurulları kararları ile gerçek düzen olan faizsiz İslam zekat düzeninin hakkettiği yere getirilmesini istemektedir.
ABD, zor durumdaki şirketleri iflastan kurtarmak için Kongre’ye 700 milyar dolarlık bir paket önerdi. Bush yönetiminin hazırladığı taslak planda iki yıl içinde, herhangi bir mali kuruluşun ödenemeyen borçlarının devralınması için hükümete geniş yetki veriliyor. Bunun, 1929 yılında yaşanan Büyük Buhran’dan bu yana en büyük mali kurtarma planı olduğu belirtiliyor. Ancak krizin ABD’ye toplam maliyetinin bu tutarla sınırlı kalmayacağı ve 1.8 trilyon dolara ulaşabileceği kaydediliyor.
Fed’in eski Başkanı Alan Greenspan: “Bu 50 yılda, hatta muhtemelen yüzyılda bir yaşanabilecek olay. ABD’nin bir ekonomik durgunluğa girmeden kurtulma ihtimali yüzde 50’nin altında, krizin daha da devam etmesini bekliyorum” dedi.
2008'de emlak fiyatlarında yüzde 20 ila 30 oranında düşüş bekleniyor. Bu da sektörün 4 ila 6 trilyon dolar zarar etmesi demek. Bu olumsuz havanın aralarında bankalar ve emeklilik fonlarının da olduğu tahvil yatırımcılarını milyarlarca dolarlık zarara sokabilir.
Konut sektöründe yaşanan kriz, ticari emlakçilerin ofis, mağaza, alış veriş merkezi gibi binaları yapma konusundaki cesaretlerini kırabilir. Nakit girişinin az olduğu piyasalarda hisselerin değerinin altında işlem görmesi ekonomideki kredi sorunlarının daha da büyümesine neden olur.
Bana göre bu açıklamalar, bir sosyal bunalımın habercisidir. Er geç Müslümanlar Kur’an mesajını dünya toplumlarına ulaştırmakta öncülük edeceklerdir. Ama İslam’ın ekonomisini yaşarlar ve dünya insanlarına da örnek olurlarsa… Yüce dinimiz, bizden yorganımıza göre ayak uzatmamızı ve “bir lokma, bir hırka” anlayışını egemen kılmamızı istemektedir. Böyle yapmazsak biz de bu bunalım seline er geç kapılırız.
Bu genel açıklamalardan sonra, konunun Türkiye açısından getireceği risk de şöyle açıklanmaktadır:
Fiyatları yükselmekte olan emtianın net ithalatçısı olması, cari açığının yükselmesi ve artan dış borcu ile Türkiye bu sürecin yara alan ekonomilerinden biri olma riskini taşıyor. Yalçındağ, "Ancak çok tedirginiz. Ekonomik krizin ciddiyetle ele alınması gerekiyor" dedi.
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin krizden en az etkilenecek ülkelerden biri olacağı inancında olduğunu belirterek, ''ama eğer panik yaparsak en çok etkilenen biz oluruz'' diyor.
Şu cümleler ne kadar güzel! Acaba bizler neden böyle olamıyoruz? İyi düşünmemiz gerekmektedir:
Bugün dünya ekonomisinin motoru görevini iki gelişmekte olan ülke: Çin ve Hindistan oluşturuyor. Çin Merkez Bankası rezervlerini 875,1 milyar dolara çıkartarak dünyanın en büyük döviz rezervine sahip ülkesi oldu.
Bir de madalyonun öteki yüzüne bakalım:
Yeni bir Asya krizi yaşanır mı? "Yeni bir küresel kriz yaşanmaz" diyenlerin gerekçeleri de doğru ve bilimsel. Dünya ekonomisi yeni bir trende girdi.
Mali sermaye; uluslararası banka - sermaye - medya kompleksidir. Küresel sermaye, dalgalanma başladığında ya da başlatıldığında, riskli ülkelerdeki menkul kıymetlerini satıp dövize çevirerek okyanus ötesine kanat açar. Cari açıkları yüksek olan ülkeler, riskleri oranında yüksek faiz ödeyerek yabancı sermayeyi geri çağırırlar. Ekonomi bilimi, son zamanlarda yasadığımız küresel çalkantıyı bu şekilde açıklıyor. Döviz-faiz-borsa şeytan üçgeninde inanılmaz oranda paralar, gelişmekte olan ülkelerin piyasaları, ekonomi bilimine ters gelmeyen inandırıcı hikayeler esliğinde dalgalandırılarak kazanılmıyor mu?
Borsamızın (IMKB) yüzde 70'i, bankalarımızın yüzde 50'si yabancı sermayenin "kontrolüne" geçti. Ortaklıklar yoluyla ulusal şirketlerde bu payın hangi oranlara ulaştığı bilinmiyor. Ne dersiniz, bu tabloyu göz önüne aldığımızda, "yeni bir küresel kriz olmaz" diyenler haklı mı? Genelde haklı gibi görünüyorlar, fakat yeryüzünde yağmalanacak "mal" henüz bitmedi ki.. Çeşitli "hikayeler" esliğinde küresel talanın sona erdiğini söyleyebilir miyiz? M.Kemal SALLI
Mortgage sıkıntılarının bulaştığı ilk piyasa, dünya çapında trilyon dolarlık şirket alımlarına imza atan ve bu yüzden 'şirket avcısı' olarak adlandırılan “özel sermaye fonları” oldu.
Son 2 yıldır karşılarına çıkan hemen her şirketi yutan ve satın almalar sırasında mali performansı ikinci plana atan fonların para musluğu kuruma aşamasına geldi. Para muslukları kapandı.
Dev fonların şirket satın almada kullandıkları parayı bulmak için çıkardıkları borçlanma tahvillerine talep bir anda kesildi. Bu amaçla ihraç edilen yaklaşık 32 milyar dolarlık tahvil elde kaldı. Fatura, satışa aracılık eden 8 ayrı uluslararası yatırım bankasına çıktı ve müşterilerine satamadıkları bu kağıtları riskli kredi olarak kendi kasalarına koymak zorunda kaldı.
İlk sarsıntı atlatılsa bile dünya borsalarını sürükleyen dev şirket alımları dalgası artık yavaşlamış. Fonlardaki kriz, hisse senedi fiyatlarına da yansıyor.
Daha önce Beymen ve Boyner'e de talip olan dünyanın en büyük fonlarından KKR'nin önümüzdeki ay yapılması beklenen halka arzının da zora girdiği belirtiliyor.
Dow Jones'un; büyük günlük düşüşleri ardından Tokyo'dan, Londra'ya kadar tüm piyasalarda kayıplar yaşandı. Avrupa borsalarında ve İMKB'de de endeks geri çekiliyor. Dolardaki yükseliş sürüyor.
1 trilyon dolarlık kredi piyasası sorunu ile karşı karşıya olduklarını belirten Moody's’in ekonomist şefi Mark Zandi, risklerin her geçen gün arttığını belirtirken: “Likidite kuruyor. Tüm riskler yeniden fiyatlanıyor” diye konuştu. Vatan
Bu cümleleri neden alıntı yaptım? Çünkü bizde bir ucuz kahramanlık var: “Kriz varsa ABD’de var, bana ne!” demeyelim. Kriz ve ekonomik bunalım, evrenseldir; tüm dünyayı sarsacaktır.
Dünya artık globalleşti; küreselleşti ve bir köy durumuna geldi. Bir yerden başlayan en küçük bir alev, anında tüm köyü sarabilmekte ve kül edebilmektedir. Ama kül olan kapitalist düzendir.
Benim anladığıma göre Allah cc Müslüman devlet adamlarının yüzünü güldürecektir.
Allah cc fadl sahibidir; insanları dilediği gibi yönlendirir; dün kapitalizm dünyada cirit atarken şimdi de Müslümanlar atar. Yeter ki Müslümanlar; devletine ve dünya devletlerini avucunun içinde oynatacak bilgi birikimine sahip olsun.
Konuşmak ve laf üretmek kolay, ama bilimsel konuşursak o zaman çok ölçülü konuşuruz. Yemek dualarımızda: “İslamî devlet” deriz ama, devletin alfabesinden haberimiz yoksa ve “Öyle bilimsel ifadeler Kur’an kültüründe yoktur, bilimselliği Kur’an kültür ve mealine sokmayın. Kur’an Allah-kul arasında geçen kutsal metindir. Günlük siyaset ve ekonomik ifadeleri Kur’an âyetlerinin yorumuna veya mealine katarak kutsallığını yitirmeyin” dersek o zaman dünya ekonomisini krize sürükleyen yüce Mevla’mın Kur’anını devlet içinde yorumlayacak ve uygulayacak İslam ekonomistleri de yetişmez.