Dünya Bülteni / Haber Merkezi
İran'ın eski Cumhurbaşkanı ve din adamı Rafsancani, bir çok dini konuda, ehl-i sünnetle birlikte yeni ictihatlar ve yollar geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Ayetullah Haşimi Rafsancani, Tahran Üniversitesi'nde yapılan "Modern Çağda İctihad" başlıklı sempozyumun açılışında, dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
Rafsancani, konuşmasında, fıkıh sahasında İslam Dünyasındaki kopukluk ve geleneklere bağlı kalmaktan şikayet etti, Sünni ve Şii ulemanın ortaklaşa, modern çağ insanının sorunlarına cevap verecek içtihatlar geliştirmesini istedi.
Cam-i Cem gazetesinin aktardığına göre Rafsancani'nin konuşmasında dikkat çeken başlıklar şöyle:
- Artık devlet anlaşıyışı değişiyor. Küresellik, yerellik ve ulusallığa galebe çaldı. İslam da bir evrensel dindir, ulusallık ve ulus devlet anlayışına dayanan görüşleri kontrol etmeli ve değiştirmeliyiz.
- Fıkıh Üniversiteleri kurulmalı. Büyük ve dinen önemli sayılan şehirlerde farklı mezheplerin fıkıh okullarının eğitim verdiği üniversiteler kurulmalı, Şia ve Ehl-i sünnet alimlerinin modern çağa çözüm üretmesi sağlanmalı.
-Bazı fıkhi hükümler kökten değiştirilmeli. Örneğin Şia'da var olan, kadının ölen kocasının gayrimenkullerinden miras alamaması kuralı bana makul gelmedi. Üzerinde dikkatle durunca anladım ki bu husus Hz. Peygamber'in ölümü üzerine çocukları ile bir hanımı arasında çıkan miras meselesine dayanıyor ve Şia ile Ehl-i sünnet arasındaki ihtilafın temelini oluşturuyor. Bu konuyu Kum'daki din alimleri arasında konuştum, üzerinde görüştük. Nihayet bu konuda bir kanun tasarısı hazırlandı, kabul edilmesi için meclise gönderildi.
-İçtihat uzmanlık heyet işi olmalı. İçtihat basitçe bir kişiyi taklit konusu olmaktan çıkarılmalı. Bütün sorunlarını bir kişinin dediklerine göre halletmeye çalışmamalı. Oluşturulacak fıkıh ve içtihat uzmanlığı müessesesi gerekli hükümleri çıkarıp sunmalıdır. (Şia'daki taklid müessesine atıf var)
-Ehl-i sünnetle hilafet meselesi tartışılmamalı. Ehl-i sünnetle geçmişte kalmış hilafet meselesi konuşulmamalı. Bunun yerine hem müşterek değer olan hem de günümüzün de meselesi olan Ehl-i beyt'in mevkisi konuşulmalı ve kabul edilmeli.
-İçtihat aklen ve dinen zaruri bir ihtiyaçtır. İçtihat, Hz. Peygamber zamanında vardı, sonradan kesildi. İslam'ın ilk asırlarında içtihat yolu açıkken, daha sonraları dini konularda gelenekler oluşmuş içtihat etmek zorlaştırılmıştır.
-Şia'da içtihat, Ehl-i sünnet kadar açık ve kolay değil. Şia mezhebinde masum imamları taklit etme inancı yüzünden içtihada gerek görülmemiştir.
-Pehlevi şahlığı döneminde, İran'da din uleması büyük zarar görmüş ve gerilemiştir.
-Devrim lideri İmam Humeyni de içtihat ve yenilik taraftarıydı.
Aynı zamanda dini lider Ali Hamaney'in Danışma Kurulu'nun da başkanı olan Haşimi Rafsancani, İran'da reformcu kanadın önde gelenlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu son konuşmasının genelde dinde özelde ise Şia'da reform isteği şeklinde anlaşılıp, muhafazakâr din adamlarının tepkisini çekip çekmeyeceği merak ediliyor. Ancak daha şimdiden söyledikleri büyük yankı uyandı.
Rafsancani, İslam dünyasında Arap ülkeleri ve Sünni camia ile kurduğu iyi ilişkileriyle de tanınıyor.
Fosilleştirilmiş deyimini, kendisini yenilemediğinden miadını doldurmuş ulema topluluğu için kullanılmıştır. Aşağıda İran Cumhurbaşkanının açıklamaları bizim için önemli referans olmaktadır.
İçtihad kapısının açılabilmesi için, siyasî irade sahibi devlet kurucularının, laikik ilkesi gereği, dinî otorite üzerindeki baskısını kaldırması gerekmektedir.
Ülke TV ülkemizde, ne kadar elit düşünür ve dinleyici varsa hepsinin gözdesi bir televizyon...
Özellikle "Sıra Dışı" adlı programı ve sunucusu bam başka...
Ama biz her nedense anlaşamadık ve anlaşılamadık.
Ben, dinî düşünceyi 21. yüzyıla taşımak ve yapılanmasında bir yerlere gelmek için yoğun çaba harcıyorum.
Konuyu medyaya getirmek ve televizyon kanallarının ilgili programlarına misafir olmak istiyorum.
Misafir olmak ve dinî düşüncedeki yeni boyutları toplumuma duyurmak istiyorum.
