E-Posta
info@2001yayinlari.com
salihparlak@2001yayinlari.com
| DUYURULAR |
|
2. baskı Kur'an-ı Kerim Meal-Tefsiri'miz çıktı
1. Baskı Meal-Tefsirimizdeki bazı yeni ve yabancı kavramlar biraz fazla eleştirilmişti.
Meal-Tefsirimizin 2. Baskısında, özellikle bu alışılmamış kavramlar meal metninden çıkarılmıştır.
Dipnot bölümünde değerlendirilmişlerdir.
Bazı ayet-i kerimelerin 1. baskıdaki tercümesi biraz karışık gözükmekteydi. farkedilen bu karışık anlamlar, 2. baskıda yeniden düzenlenmiştir.
1. baskıda uzun ve anlamsızlaşan cümleler farkedilmiş, yeniden değerlendirilmiş, parçalanarak akıcılık sağlanmıştır.
1. baskıda meallerdeki açıklayıcı ve anlamsız uzatmalara neden olan bazı sözcükler, 2. baskıda çıkartılarak meale daha kolay anlaşılırlık ve sadelik sağlanmıştır.
*
* *
BİLGİ TOPLUMUNUN CUM'A TATİL KÜLTÜRÜ
Artık
BİLGİ TOPLUMUNUN CUM'A TATİL KÜLTÜRÜ
adlı kitabımız yayınlanmıştır.
Biz, bir toplum içinde yaşarız; öyleyse sosyal yaratığız ve sosyalleşmek zorundayız.
Biz, "Ümmet-i Muhammed" olmakla övünürüz; ama ümmet olabilmek ve toplum içinde sosyal bir organ olabilmek için bazı temel özellikleri yaşatmamız ve taşımamız gerektiğini unutmuşuz.
Resûlüllah'ın AS ümmetiyiz. Bu doğru! Amma Resûlüllah AS da beşer olarak fânîdir ve göçmüştür.
Her çağda o çağın insanı bir "Yaşayan Resûl" ve "Yaşayan İmam" aramalı ve bulmalıdır. O İmam'a kılavuzlanmak ve bir onunla âidiyet içinde olmak farz-ı ayndır.
Yaşayan İmam olmadan, ümmet olunmaz ki!
Resûlüllah SAV de beşerdir ve beşer olarak fânîdir ve dünyadan göçmüştür. Ümmetine "Kitap" ve "Sünnet"ini emanet etmiştir.
Her çağda, bu emâneti taşıyan, kılavuzluğunu yapan ve kendini Asr-ı Saâdet döneminde yaşatan "Büyük Adamlar" zincirinden bir zâtı seçmek ve ona tabi olmak ve o zâtı örnek almak ümmet olmanın ön koşuludur ve farzıdır.
Öyle bir zatı örnek almadan ve ona tabi olmadan ümmet olmak mümkün değildir.
İşte bu sosyalleşmeye, "cemâatleşme" denmektedir.
Bir cemâatin üyesi olmadan ümmet olmak nasıl düşünülebilir?
Allah CC, sosyalleşmemiz için üç büyük tatil anlayışını ve dinî ritüelini bizlere farz kılmıştır.
a) Birincisi Cum'a Günü tatilidir.
b) İkincisi mevsimlerin içine yayılmış "Haram Aylar"dır.
c) Üçüncüsü de yıllık tatil olan "Hacc" mevsimidir.
İşte bu kitapta bu üç tatil gerçeğinin araştırılmasını bulacaksınız.
*
* *
Nasıl Bir Kader Anlayışı
"BİLGİ TOPLUMUNUN KADER ANLAYIŞI"
adlı kitabımız yayınlanmıştır.
Bu kitapta, kader anlayışımıza yeni bir bakışla: "hayır-şerr Allahtandır" temel tanımlanması noktasından girilmiştir.
Kader anlayışı, sadece Müslümanlara özgü değildir. Her dinde ve her felsefî akımda, her millette, her dinde kader tartışması vardır.
Bizim kadere getirdiğimiz yenilik, konuyu güncelleştirmektir.
Kader gerçeğinin, modern devlet felsefesine eş değer bir konu olduğunu aşılamaktır.
Kader konusunu beyinlere, özellikle genç beyinlere öyle nakşedeceğiz ki Müslüman gençler veya İslamî düşünceyi sorgulayan gençler, anayasal siyasî devlet politikasını iyi-kötü değerler sistemi açısından irdelesin.
Kur'an mesajındaki iyi-kötü değer yargı düzenini öğrensin.
Devlet-Sivil Toplum Örgütlenmesi açısından İslam'ın da nasıl sivilleşeceğini, nasıl siyasallaşabileceğini, tartışılır duruma getirilebileceğini yalnız bu kitapta görmüş olsun.
Bu kitapta Kur'anın vitrini olan Fâtiha Sûresinde kaderin nasıl işlendiğini, hayır-şerr yargı düzeninin hidayet-dalâlet ikilisi biçiminde nasıl özetlendiğini bulacaksınız.
Bu kitapta; iyi sosyal düzeni de, kötü sosyal düzeni de kuran siyasî iradenin karizmatik halk kahramanını "Kurtuluş Savaşı"na taşıması için siyasî Müslüman'ın oylarıyla desteklemesi gerektiğini bulacaksınız.
Bu kitapta, ancak o siyasî tercih ile kaderde saîd veya şakî olduğu planlamasının dünya yaşamında kaza edileceğini bulacaksınız.
Evet bu kitapta, siyasî İslam'ın da kader olayıyla nasıl yakından ilgili olduğunu da, evet; bu kitabın ilerleyen sayfalarında görecek ve ilgiyle okuyacaksınız.
Kur'an-ı Kerimde bu bilgiler de var mıydı? diyeceksiniz ve hayranlığınızı gidereceksiniz.
Yine bu kitapta; Hz Ali-Muaviye çekişmelerinde, siyasî iradeyi, hayır-şerr sosyal düzeni için "Kurtuluş Savaşı" verme konusunda nasıl kullandıklarını bulacaksınız.
Bu kitapta, karşıt iki, iyi-kötü karizmatik halk kahramanı savaşında kader planlamasının nasıl kazaya dönüştüğünü göreceksiniz.
Yine bu kitapta, Şîa'nın "Oniki İmam Hareketi"nin kader konusunda ne anlam belirttiğini göreceksiniz. Hz Musa'nın, Hz Îsâ'nın ve Hz Muhammed'in "kendini ifade etme özgürlüğü" ve özel yetisi konusundaki karizmalarını da yeni bir anlayışta okuyacaksınız.
Yine bu kitapta, kaderi tartışmanın hangi yönden veya yönlerden yasaklandığını da göreceksiniz. Eğer kaderi tartışmak; kayıtsız şartsız yasak olsaydı, bugün her önüne gelenin kader konusunda neden kitap yazmakta olduklarının cevabını bulamayacaktınız.
Eski mezheplerin kaderi kendi siyasî yapılanmaları kapsamında ele aldıklarını, bugünkü siyasî yapılanmaya o eski mezhep görüşlerinin tam ışık tutmadığını, aynı görüşler hiç değiştirilmeden alındığında, zor anlaşılır veya hiç anlaşılmaz bir kader anlayışıyla karşı karşıya kalacağımızı ve bugünkü siyasî yapılanmalar ışığında yeniden gözden geçirmelerin gerekeceğini ve kadere iyi bir sosyal bilimci, iyi bir siyaset bilimcisi olmadan cevap verilemeyeceğini de bu kitapta anlayacaksınız. Saygılarımla.
"Bilgi Toplumunun Kader Anlayışı" adlı kitabımız yayınlanmıştır. Bu kitapta, kader anlayışımıza yeni bir bakışla: "hayır-şerr Allahtandır" temel tanımlanması noktasından girilmiştir. Kader anlayışı, sadece Müslümanlara özgü değildir. Her dinde ve her felsefî akımda, her millette, her dinde kade vardır. Bizim kadere getirdiğimiz yenilik, konuyu güncelleştirmektir. Modern devlet felsefesine eş değer bir konu olduğunu aşılamaktır. Kader konusunu beyinlere, özellikler genç beyinlere öyle nalşedeğiz ki Müslüman gençler veya İslamî düşünceyi sorgulayan gençler, anayasal siyasî devlet politikasını iyi-kötü değerler sistemi açısından irdelesin. Kur'an mesajındaki iyi-kötü değer yargı düzenini öğrensin. Devlet-Sivil Toplum Örgütlenmesi açısından İslam'ın da nasıl sivilleşeceğini, nasıl siyasallaşabileceğini, tartışılır duruma getirilebileceğini yalnız bu kitapta göreceksiniz.
Bu kitapta Kur'anın vitrini olan Fâtiha Sûresinde kaderin nasıl işlendiğini, siyasî İslam'ın da kader olayıyla nasıl yakından ilgili olduğunu da bu kitabın ilerleyen sayfalarında görecek ve ilgiyle okuyacaksınız. Kur'an-ı Kerimde bu bilgiler de var mıydı? diyeceksiniz ve hayranlığınızı gidereceksiniz.
Yine bu kitapta, kaderi tartışmanın hangi yönden veya yönlerden yasaklandığını da göreceksiniz. Eğer kaderi tartışmak; kayıtsız şartsız yasak olsaydı, bugün her önüne gelenin kader konusunda neden kitap yazmakta olduklarının cevabını bulamayacaktınız.
Eski mezheplerin kaderi kendi siyasî yapılanmaları kapsamında ele aldıklarını, bugünkü siyasî yapılanmaya o eski mezhep görüşlerinin tam ışık tutmadığını, aynı görüşler hiç değiştirilmeden alındığında, zor anlaşılır veya hiç anlaşılmaz bir kader anlayışıyla karşı karşıya kalacağımızı ve bugünkü siyasî yapılanmalar ışığında yeniden gözden geçirmelerin gerekeceğini ve kadere iyi bir sosyal bilimci, iyi bir siyaset bilimcisi olmadan cevap verilemeyeceğini de bu kitapta anlayacaksınız. Saygılarımla.
*
* *
|
|
|
| Aktif
Ziyaretçi |
1
|
| Bugünkü
Ziyaret |
82
|
| Toplam
Ziyaret |
281120
|
|
|
|
|
Geri
Dön
İSLAM HILAFET MERKEZİNE DOĞRU
YENİ BİR DÜNYA KURULACAK |
DÜNYA BÖYLE SESSİZ KALAMAZ. "İKİ GÜNÜ EŞİT OLAN MÜSLÜMAN DALALETTEDİR"
buyuran Peygamberim SAV Müslümanların siyasete atılmasını ve Kur'an-ı Kerimi böyle yeniden yorumlayarak dünya gündemine getirmesini emretmektedir.
Müslüman genç; Dünyanın siyasi gelişmesini adım adım izlemelidir.
Müslüman ülkelerin ‘ortak ticaret alanı’ büyüyor
Türkiye’ye vize uygulamayan İKT üyesi ülkelerin sayısı 14’e çıktı
17 Aralık 2009/
Türkiye'nin doğal liderliğini yaptığı İslâm Konferansı Teşkilatı (İKT) üyesi ülkeler arasında oluşturulmak istenen “ortak ticaret alanı”, vizelerin kaldırılmasıyla gün geçtikçe büyüyor. Son 3 ayda 8 ülke (Suriye, Azerbaycan, Katar, Pakistan, Libya, Ürdün, Tacikistan ve Sudan) ile vize uygulamasını kaldıran Türkiye'nin başlattığı bu diplomatik ataklar, İKT üyesi ülkeleri, hayâlî kurdukları “ortak ticaret alanı”na bir adım daha yaklaştırdı. Türkiye'nin doğal liderliğini yaptığı İslâm Konferansı Teşkilatı (İKT) üyesi ülkeler arasında oluşturulmak istenen “ortak ticaret alanı”, vizelerin kaldırılmasıyla gün geçtikçe büyüyor. Son 3 ayda 8 ülke (Suriye, Azerbaycan, Katar, Pakistan, Libya, Ürdün, Tacikistan ve Sudan) ile vize uygulamasını kaldıran Türkiye'nin başlattığı bu diplomatik ataklar, İKT üyesi ülkeleri, hayâlî kurdukları “ortak ticaret alanı”na bir adım daha yaklaştırdı. POTAYA KATILAN SON İKİ ÜLKE: SUDAN VE TACİKİSTAN Türkiye ile Tacikistan arasında vizenin karşılıklı olarak kaldırılmasına ilişkin anlaşma Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesinin ardından, önceki gün de Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşir, Türkiye ile vize uygulamasını kaldırdıklarını duyurdu. Türkiye daha önceki yıllarda İKT üyesi ülkelerden İran, Tunus, Bahreyn, Malezya, Kazakistan ve Kırgızistan ile vizeyi kaldırmıştı. Son katılanlarla beraber Türkiye ile aralarında vize uygulaması olmayan İslâm Konferansı Teşkilatı (İKT) üyesi ülke sayısı 14'e çıktı. SIRADA MISIR VE LÜBNAN VAR Önceki gün Ankara'ya gelen Mısır Cumhurbaşkanı ile yapılan görüşmelerde de iki ülke arasında vizenin kaldırılmasının gündeme geldiği öğrenildi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ankara'da ağırladığı Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'e, iki ülke arasında vizenin de kaldırılması önerisinde bulundu. Mısır yönetiminin buna sıcak baktığı, kendi içinde bir çalışma yapacağı ifade edildi. Türkiye, Mısır'ın gerekli adımları atmasını bekleyecek.
 Lübnan Başbakanı Saad Hariri de geçtiğimiz Beyrut'ta gerçekleştirilen ESCAME Genel Kurulu'nu takip eden bir grup Türkiyeli gazeteciye verdiği röportajda, hükümetinin güvenoyu almasının ardından Türkiye ile vize uygulamasını kaldırma çalışması yapacaklarını ifade etmişti. İKT üyesi olan Mısır ve Lübnan ile de vize kaldırılırsa Türkiye vatandaşlarının vizesiz gideceği İKT ülkesi sayısı 16'ya çıkmış olacak. İKT toplantılarına gözlemci sıfatıyla katılan Bosna Hersek, KKTC ve Tayland gibi ülkelerle de Türkiye arasında vize uygulaması bulunmuyor. Bunun yanı sıra, İKT üyesi olmayan Arnavutluk ile de iki ay önce vize uygulaması karşılıklı olarak kaldırılmıştı. VİZESİZ ÜLKE SAYISI 57'Yİ BULDU İKT üyesi ve gözlemcisi 17 ülkenin yanı sıra 40 ülkenin daha Türkiye vatandaşlarına vize uygulamadığı hesaba katıldığında Türkiye ile aralarında vize uygulaması olmayan ülke sayısının 57'ya çıktığı görülüyor. Türkiye'ye vize uygulamayan ülke ve özel idare bölgeleri şunlar: “Antigua-Barbuda, Arjantin, Arnavutluk, Bahamalar, Barbados, Belize, Bolivya, Bosna-Hersek, Brezilya, Ekvador, El Salvador, Fas, Fiji, Filipinler, Guetemala, Güney Afrika Cumhuriyeti, Gürcistan, Haiti, Hırvatistan, Honduras, Hong Kong, Jamaika, Japonya, Karadağ, Kazakistan, Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kolombiya, Kore Cumhuriyeti (Güney Kore), Kosova, Kosta Rika, Libya, Makau Özel İdare Bölgesi, Makedonya, Maldivler, Malezya, Mauritus, Nikaragua, Palau Cumhuriyeti, Paraguay, St. Vincent-Grenadines, Singapur, Solomon Adaları, Sri Lanka, Sudan, Suriye, Svaziland, Şili, Tacikistan, Tayland, Trinidad-Tobago, Tunus, Tuvalu, Uruguay, Ürdün ve Venezuela.” KARŞILIKLI TİCARET ARTACAK Türkiye'nin son yıllarda izlediği “komşularla sıfır problem ve daha çok ticaret” politikasının başarıya ulaşması büyük önem verilen vizelerin kaldırılması girişiminin en büyük etkisinin karşılıklı ticarete olması bekleniyor. Küreselleşmenin olumsuz etkilerinden korunmak, sektörel ve bölgesel bağımlılıktan kurtulmak ve Türkiye'nin dış pazarlarda rekabet edebileceği alanları belirlemek amaçlarıyla 2004 yılında İhracat Stratejik Planı yürürlüğe sokuldu. Bunun yanı sıra sürdürülebilir ihracat artışını sağlamak amacıyla “Tanıtım ve Pazarlama”, “Bilgi Teknolojileri”, “Finansman ve Destek Mekanizmaları”, “İkili ve Çok Taraflı İlişkiler” ile “Kamu, Özel Sektör ve Sivil Toplum Kuruluşları Arasında İşbirliği ve Koordinasyon” çalışmaları yapıldı. Küresel finans kriziyle birlikte AB ve ABD'deki pazarlarındaki daralmayı körfez, Afrika ve Asya'daki pazarlarla telafi etmeye çalışan Türkiye, bu politikasının meyvelerini almaya başladığını rakamlar gösteriyor.
TÜRKİYE İHRACATÇILAR MECLİSİ BAŞKANI MEHMET BÜYÜKEKŞİ: En fazla sevinen kesim ihracatçılar Türkiye'nin komşusu ve yakın çevresindeki ülkelerle karşılıklı vize kaldırmasına en çok sevinen kesimlerin başında ihracatçılar geliyor. Vizesiz uygulamaları Vakit'e değerlendiren Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, şunları kaydetti: “Vizelerin kaldırılması İhracatçı camiası için çok önemlidir. Dışarıya mal gönderen ihracatçının bir ayağının sürekli dışarıda olması gerekiyor. Bu uygulamanın ihracatın artmasına büyük katkısı var. Çünkü yanı başımızdaki ülkelere bir parti malı göndermek 15-20 gün zaman alıyordu. Artık saatlerin kıymete bindiği bilgi çağında Türkiye ihracatçısının günlerce, haftalarca kaybetmeye tahammülü yok. Vizelerin olmadığı ülkelerden bir iş görüşmesi yapma ihtiyacınız ortaya çıktığında çantanızı alıp hemen gidebiliyorsunuz. İhracat camiasından çok olumlu tepkiler alıyoruz. Özellikle vize kaldırılan ülkelere komşu ve yakın olan illerden büyük bir memnuniyet var. Giriş çıkışlar vizeler kalktıktan sonra katlanarak artıyor. Eğer Mısır ile de vize kaldırılırsa, bu büyük bir adım olur. Çünkü bu yıl hem de kriz ortamında ihracatımızın en çok arttığı ülkelerin başında Mısır geliyor. Mısır'a ihracatımız bu yıl yüzde 100'ün üzerinde arttı. Eğer vize kalkarsa bu ülkeyle ticaretimiz katlanarak artar.” MÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖMER CİHAD VARDAN: VİZE, İKT'NİN TÜMÜNDE KALKMALI Vize uygulaması bunu kısıtlayan ve hatta engelliyordu maalesef. İşadamlarının rahatlıkla çalışması için başlatılan vizesiz uygulamalardan çok memnunuz. İstanbul'dan Ankara'ya gider gibi Bişkek'e, Kahire'ye, Şam'a ve diğer yerlere gidebilen işadamı ülkesine daha çok döviz kazandıracaktır elbette. Türkiye bölgesinde kural koyucu ve oyun yapıcı bir güç olduğu için vize kaldırmasını kolaylıkla yapabildiğini görmek memnuniyet verici. Vizelerin kalkmasının İKT üyesi ülkeler arasında “ortak ticaret alanı” oluşturulmasına da büyük katkısı olacak. Vizeyi eğer önümüzdeki dönemde İKT üyesi 57 ülkenin tümü arasında kaldırılırsa, ortak ticaret alanımızın oluşmasına büyük katkı sağlayacaktır. “Acaba Avrupa Birliği ne der?” endişesini bir kenara bırakmamız lazım. Gümrük Birliği'ne dahil olmamızın ardından Avrupa ülkelerinin pazarı konumuna düştük ve büyük zarar gördük. Ürünler serbestçe girip çıktıkları halde işadamlarımızın vize engelleriyle karşılaşması, bizi AB ülkelerinin pazarı haline getirdi. AB, Gümrük Birliği'nden doğan yükümlülüklerini yerine getirmedi. AB, önce Türk işadamlarına vize kolaylığı sağlasın, sonra bizim komşularımızla geliştirdiğimiz ilişkileri eleştirmeye kalkışsın. AB ülkelerindeki telaş, şimdiye kadar sadece kendilerinin mal sattığı ve 'üçüncü dünya ülkeleri' olarak tabir edilen pazarlarda Türkiye'nin etkinliğinin artmasından kaynaklanıyor.
25 YILLIK RÜYA: TERCİHLİ TİCARET SİSTEMİ
* İKT Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK)'ın 1984'te yapılan ilk toplantısında, üye ülkeler arasında ortak bir ticaret alanı oluşturmak amacıyla, “Tercihli Ticaret Sistemi”nin kurulmasını kabul etti. * 7-10 Ekim 1990 tarihlerinde yapılan 6. toplantısında İSEDAK, Tercihli Ticaret Sistemi Çerçeve Anlaşması'nı kabul ederek üye devletlerin imzasına açtı. * Çerçeve Anlaşması, 10 üye ülkenin imzasından üç ay sonra, Ekim 2002'de yürürlüğe girdi. * 2002'de yapılan 19. İSEDAK toplantısında kurulan Ticaret Müzakere Komitesi, ticaret müzakerelerinin birinci turunu başlatma kararı aldı. * Ticaret Müzakere Komitesi (TMK), ilk ticaret müzakereleri turuna Mart 2004'te başladı. * Nisan 2005'te tamamlanan birinci tur müzakerelerin sonunda Tercihli Tarifeler Protokolü (PRETAS) kabul edilerek imzaya açıldı. * 24 Kasım 2006'da İstanbul'da toplanan TMK üyesi ülkelerin Ticaret Bakanları ikinci tur müzakereleri başlattı. * Şimdiye kadar; üye ülkelerden 10'u PRETAS'ı kendi parlamentosundan geçirerek onayladı. * Türkiye'nin yoğun çabasıyla Bahreyn ve Bangladeş'in de PRATES'i imzalamasıyla 25 yıl önce İslâm ülkeleri arasında çalışmaları başlatılan Tercihli Ticaret Sistemi rüyasında önemli bir adım daha atılmış oldu.
VİZESİZ GİDİLEN İKT ÜLKELERİYLE TİCARETİMİZ 2003 2008 Ülke Milyon $ Milyon $ İran İhracat 533 2.028 İran İthalat 1.860 8.199 Suriye İhracat 410 1.113 Suriye İthalat 413 639 Azerbaycan İhracat 315 1.666 Azerbaycan İthalat 122 925 Kazakistan İhracat 234 893 Kazakistan İthalat 267 2.332 Tacikistan İhracat 29 176 Tacikistan İthalat 57 147 Kırgızistan İhracat 40 191 Kırgızistan İthalat 11 48 Ürdün İhracat 149 459 Ürdün İthalat 16 25 Katar İhracat 15 1.074 Katar İthalat 8 179 Pakistan İhracat 70 155 Pakistan İthalat 192 586 Malezya İhracat 227 98 Malezya İthalat 390 1.511 Bahreyn İhracat 28 308 Bahreyn İthalat 15 95 Libya İhracat 254 1.074 Libya İthalat 1.072 336 Sudan İhracat 63 234 Sudan İthalat 7 9 Tunus İhracat 220 778 Tunus İthalat 98 365
|
|
|
|
|
| ANKET |
Lütfen
anketimizi oylayınız.
|
|
|